370 ve 45’ kuzey
enleminde yer alan Adıyaman, 30-40 derece enlemleri arasında
egemen olan “Batı rüzgarları” sisteminin etkisi altındadır.
Mevsimlik değişmelere bağlı olarak sıcaklık, nem ve yağış,
basınç ve rüzgar gibi iklim elemanlarının özelliklerini ortaya
koyar. Bu özelliklerinin belirlenmesinde Batı rüzgarları
kuşağında gelişen “Planetar Polar Cephe” nin ve bu cephe boyunca
batıdan doğuya doğru hareket halinde bulunan siklon ve
antisiklon gruplarının önemli etkileri vardır (ALPAYDIN,İ.K.1989).
Bu konuda ileri sürülen yeni görüşlere göre, Batı rüzgârlarını
meydana getiren subtropikal hava kütleleri ile kutupsal (polar)
hava kütleleri arasında enerji değişiminin en kuvvetli olarak
meydana geldiği orta kuşakta “Planetar polar cephe”, yeryüzünde
rüzgar sistemlerini ve dolayısıyla iklim olaylarını kontrol
eder.Planetar polar cephenin Türkiye üzerindeki yeri ve
mevsimlik etkileri batı rüzgarları kuşağının yıllık hareketine
bağlı olarak değişir. Gerçekten Türkiye kışın planetar polar
cephenin ve bu cephe boyunca gezici antisiklon gruplarının
etkisinde kaldığı halde, yazın bu cephenin kuzeye 400-700
enlemleri arasına çekilmesiyle tropikal hava kütlelerinin
sürekli etkisinde kalır.Bu açıklamalardan anlaşılacağı gibi
Adıyaman ve çevresi, bütün bir yıl boyunca belli bir hava
kütlesinin etkisi altında kalmamaktadır.
Kış Durumu:
Adıyaman ve çevresi kış mevsiminde kuzeyden gelen soğuk hava (cPk)
ile güneyden sokulan sıcak hava (cTw) nın etkisinde kalır. Bu
iki hava kütlesinin karşılaşmasıyla oluşan cephe ve Doğu Avrupa
üzerinde etkili olan (cPk ve mPk) hava kütleleri ile Atlas
Okyanusu üzerinde oluşan ve Kuzey Afrika üzerinde yerleşen
Tropikal hava kütlesi (cTk,cTw,mTw) Akdeniz üzerinde karşılaşır
ve “Akdeniz Tali Cephesi” nin meydana gelmesine sebep olur. Bu
cepheye bağlı olarak siklon ve antisiklon gruplarının batıdan
Adıyaman ve çevresine sokulmasıyla atmosferik aktivite artar.
Akdeniz tali cephesinin ve çevredeki basınç şartlarının bu
durumu sebebiyle Adıyaman ve çevresinde genellikle yağışlı, ılık
bazen açık-soğuk hava tipleri (devreleri) egemen olur. Bazen
Doğu Anadolu’dan sokulan soğuk ve kuru hava (cPk) bölgeyi
etkilediğinden sıcaklık birdenbire düşer ve orta şiddette don
olayları meydana gelir.Adıyaman’ın hemen kuzeyinde adeta bir
duvar gibi yükselen Güneydoğu Torosları, güneyden bölgeyi
etkileyen hava kütlelerinin kuzeye sokulmasına mani olur.
Güneydoğu Torosları aynı zamanda güneyden gelen cephenin kuzeye
doğru ilerlemesini engelliyerek oklüzyon (kavuşmuş) cephelerin
oluşmasını sağlar. Adıyaman şehrinin hemen kuzeyinde uzanan
Karadağ’ın güneye bakan yamaçları daha fazla yağış
alır.Adıyaman, yazın dike yakın (21 Haziran’ da 720 14’) güneş
radyasyonu aldığından buradan güneş enerjisini tutma ve alıkoyma
ayrıca daha fazla olacağından şiddetli kışların hüküm sürmesine
imkan vermez. Dolayısıyla Adıyaman, birkaç enlem daha güneyde
olan sahalar kadar ısınır. Burada kar örtüsü erken kalkar,
kuraklık şartları erken başlar.İlkbahar mevsiminde Akdeniz tali
cephesi Mayıs ayında daha belirgindir. Zira bu aydan itibaren
Doğu Avrupa ve Sibirya’nın ısınmaya başlaması ve Atlas Okyanusu
yüksek basıncının kuzeye çekilmesiyle cephe hızla gerilmeye
başlar. Diğer taraftan Güney Asya minimumun Basra Körfezi
çevresinde derinleşip genişlemesiyle kısa sürede yaz basınç
şartları egemen olur. Basınç merkezlerinin karşılıklı durumunun
değişmeye ve cephenin yavaş yavaş kuzeye çekilmeye başladığı
Nisan ve özellikle Mayıs ayında genellikle açlık ve sakin hava
dönemleriyle aralanan orajlı hava, dalgalı şartlar, zaman zaman
kendini gösterir.
Yaz Durumu:
Adıyaman ve çevresi yaz döneminde özellikle Mayıs ayından
itibaren güneyden gelen Tropikal kökenli kuru ve sıcak (cTw)
havanın etkisi altına girer. Akdeniz tali cephesi bu dönemde
ortadan kalkmıştır. Bu nedenle, Adıyaman ve çevresi açık, kurak
ve sıcak geçmekte, buraya yağış nadiren düşmektedir. Bazen Basra
Körfezi alçak basınç sahasının genişleyerek bölgeyi etkisi
altına almasıyla sıcak ve kuru olan, halk arasında samyeli denen
rüzgarlar etkili olur. Bu dönemde aşırı buharlaşmadan dolayı
bitkiler birkaç gün içinde sararır. Yazın bölgede etkili olan
karasal tropikal hava (cTw), nem yönünden de düşük olduğu için
buharlaşmanın aşırı şekilde artmasına neden olur.Sonbahar
mevsiminde bilhassa Ekim’ de soğumaya başlayan Orta ve Doğu
Avrupa üzerinde Kasım ayından itibaren yüksek basınç şartları
yer almaya başlar. Hızla güçlenen söz konusu yüksek basınç
alanının Balkanlar üzerinden Anadolu’ya sokulduğu görülür. Diğer
yandan, Atlas Okyanusu yüksek basınç merkezi güneye doğru yer
değiştirerek Akdeniz üzerinden bölgeye ulaşmaya başlar. Böylece
Adıyaman ve çevresinde nöbetleşerek egemen olan basınç
şartlarına uygun biçimde genellikle açık, sıcak ve sakin hava
dönemleri ile aralanan kuzey sektörlü serin-soğuk rüzgarların
estiği görülür. Başka bir deyişle, bu geçiş döneminde yaz
mevsiminde kuzey rüzgarları esmeye başlar. Bu durum, hızla
değişerek Aralık ayında Batı rüzgarının etkinliği ile kış rejimi
egemen olur.Adıyaman ve çevresinde yıl içinde etkinliğini
sürdüren hava kütlelerin ve buna bağlı cephe sistemlerin yerel
değişikliğe uğratan fiziki coğrafya faktörlerini de göz önünde
tutmak gerekir.Buna göre, Adıyaman’ın denize yakınlık ve
uzaklık, yükselti ve reliyef gibi özellikleri, termik ve dinamik
değişmelere sebep olmaktadır.