Adıyamanımız | Nemrut Dağı | Horoskop | Aslanlı Horoskop

3. II. Kral Mithradates'in Taç Giymesi

İ.Ö. 109 / 14 Temmuz / 19:37

Yazıtlardan öğrendiğimize göre, 14 temmuz Kommagene’de Kral Mithradates’in taç giydiği gün olarak kutlanmıştı. Bu özel tarih çok önceden belirlenmiş ve taç giyme töreni için uygun bulunmuştu.

Kral ve meclisi Nemrud Dağı’nın tepesinde toplanırlar. Mithradates ve babası Kral Samos II Batı Terası’nda güneşin batışını izlemektedirler.

Güneşin hızla kaybolan ışığında yeniayın gümüşi zarif hilalini ve onun hemen üzerinde de Kral Yıldızı’nın güçlü parıltısını görüyorlar. Kral Yıldızı (Regulus) hilalin yani Kommagene ülkesinin üzerinde paramaktar. Bundan daha güzel bir sembol olabilir mi?

Önceki gecelerde Kommagene halkının ilerleyişlerini ve Regulus’un üzerinden geçişlerini izledileri Jüpiter, Merkür ve Mars da görülmekte. (Jüpiter 18 Haziran’da Mars 21 Haziran’da ve Merkür 6 Temmuz’da Regulus’un üzerinden geçip yörüngelerine devam etmişlerdi.)

Kommageneliler tanrıların yeni krallarını ziyarete geldiğine inanmaktadırlar.

Ve güneşin son ışıkları da kaybolur. Sıra ayın yükselişine gelmiştir. Ay peşindeki Kral Yıldızı ile birlikte Toroslar’ın arkasında yiter. Samos’un oğluna diademi teslim edişine sadece gökteki tanrılar şahit olurlar o gün. Tören biter. Artık Kommagene’nin kralı  Mithradates 1 Kallinikos’dur. O tanrıların çocuğu ve halkı için bir nimettir...

Mithradates taç giydiği günün anısına Aslanlı Horoskop’u ve tanrıları selamlamasını betimleyen kabartmaları yaptırır. Bu beş kabartmanın her iki yanında bir kartal ve bir aslan heykeli nöbet tutar.

Kral Mithradates’in oğlu Antiochos babasının yaptırdığı kabartmalardaki tanrıların tıpatıp heykellerini yaptırır. Bunlar Apollon, Kommagene Tanrıçası, Zeus ve Herakles’tir. Ve yine bu dev heykeller sırasının iki ucunda bir kartal ve bir aslan heykeli yer alır. Antiochos’un yaptırttığı heykeller babasınınkilerden çok daha büyüktür. “Atalarımın yaptırttığı tapınaklardan daha büyük ve daha güzellerini arkamda bırakmakta kararlıyım” diyen Antiochos’un sözünü tuttuğunu görüyoruz.