Kral Mithradates’in oğlu Antiochos
ailesinden Yunan ve Pers kültürün karışımı bir eğitim aldı.
Annesi Kraliçe Laodike Büyük İskender’in soyundandı, babası
ise Perslerin ‘kralların kralı’ dedikleri 1. Darius idi.
Antiochos çok genç yaştayken babası onu
bir Seleukos prensesi olan İsias Philostorgos, ‘Sevgili’ ile
evlendirdi. Bu evlilik tamamen politik bir amaç uğruna
planlanmıştı ve aşkla pek ilgisi yoktu.
Kral Antiochos I. Theos’un Aile Ağacı

Mithradates tahtını oğluna bıraktıktan sonra onu gözetmeye
devam etti. Nemrud Dağı’ndaki tapınağı birlikte
tasarladılar. Tapınak Mithradates'in temellerini attığı
tanrılarla yapılan sözleşmenin merkezi olacaktı.
Mithradates 'in
yaklaşımı, her zaman olduğu gibi pragmatikti. Tapınak
öylesine etkileyici bir anıt olmalıydı ki tebası sözleşmenin
önemini anlamalıydı. Nemrud Dağı’nın bölgeye hakim konumu
tapınağın ülkenin heryerinden kolaylıkla görülmesini
sağlayacaktı.
(*)
Antiochos ise idealistti. Ona göre sözleşme yeni bir dine
beşik, Nemrud Dağı da onun merkezi olacaktı. Bu yeni din
Nemrud’dan tüm medeni dünyaya yansıyacaktı. Bir din
yaratmanın verdiği güvenle olsa gerek, Antiochos taç
giyişinin hemen ardından kendine Theos (Tanrı) adını verdi.
Ve kendince bir efsane oldu.
Antiochos babasına çok
derin bir saygı duyar ancak annesi Laodike’yi herşeyin
üstünde severdi. Bir çok yazıtta kendisini ‘annesini seven
kişi’ olarak kaydettirmiştir. Annesine tanrıça anlamına
gelen Thea ismini verdi.
Nemrud Dağı
tanrılarının heykelleri arasında annesini kendisiyle
birlikte ölümsüzleştirdi. Tanrı Zeus’un soluna Kommagene
Kralı, Theos olarak kendisini, Zeus’un sağına da
Kommagene’nin Anası, Thea, olarak annesi Laodike’yi
yerleştirdi.