|
[1] -- [2] --
[3] -- [4]
-- [5] -- [6]
-- [7] -- [8]
-- [9] --
[10] -- [11]
-- [12]
[13] -- [14]
-- [15] --
[16] -- [17] --
[18] -- [19]
-- [20]
Sivas Kongresi günlerinde de memleketin içinde bulunduğu ağır
mütareke şartları bütün acılığı ile devam ediyordu. Mondros
Mütarekesi'nin milletimiz aleyhirıe haksız ve insafsız bir şekilde
uygulanması, İzmir'e çıkmış olan Yunanlıların İtilâf devletlerinden
aldığı cüretle Anadolu'nun içine doğru ilerlemesi, çeşitli
şehirlerimizin işgali Sivas Kongresi günlerinde de birbirini izledi.
İşte böyle bir hava içinde Mustafa Kemal Paşa, bir kısım Heyet-i
Temsiliye üyeleriyle beraber Sivas Kongresi'ne iştirak etmek üzere 2
Eylül 1919'da Erzurum'dan Sivas'a geldi. Sivas, Millî Mücadele
liderini emsalsiz sevgi gösterileri ve coşkıın bir sevinçle
karşıladı.
Sivas Kongresi, 4 Eylül 1919 günü o zamanlar "Mekteb-i Sultanî"
olarak kullanılan bir binanın salonunda, 38 delegenin iştiraki ile
toplandı. Kongre 8 gün devam etti ve 11 Eylül 1919'da Heyet-i
Temsiliye seçimini takiben bir beyanname yayımlayarak çalışmalarına
son verdi. İlk oturumda yapılan oylamada Mustafa Kemal Paşa. başkan
seçildi.
Erzurum Kongresi'ni takiben bütün memleketi temsil eden böylesine
önemli bir Kongre'nin özellikle Sivas'ta toplanışı, şehrin stratejik
durumu ile ilgili idi. Anadolu'nun ortasında yer alan bu şehrimiz
-mütareke şartları gereğince İtilâf devletlerini temsilen bazı
subaylar bulunmasına rağmen- işgal altında değildi. Ulaşım
bakırrıından Anadolu yollarının birleştiği bir kavşak durumunda idi:
o günkü imkânların elverdiği ölçüde çeşitli Anadolu şehirlerine şu
veya bu şekilde bağlanabiliyordu. Her ne kadar Fransızlar Adana
üzerinden, İngilizler Samsun'dan şehri işgal tehdidinde
bulunuyorlarsa da Mustafa Kemal Paşa, böyle bir işgalin düşmana çok
pahalıya mal olacağını hesaplıyordu. Bütün bu avantajları yanında
Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti Sivas Şubesi ,şehirde oldukça iyi
teşkilâtlanmıştı.
İşte bu şartların oluşturduğu hava içinde gerçekleşen Sivas Kongresi
doğrudan doğruya Mustafa Kemal'in çağrısı üzerine toplanmış , bir
millî kongredir. Kongre nin 38 üyesinden 31'ini Batı ve Orta Anadolu
illerinden gelen üyeler, 7'sini ise Doğu Anadolu illerini temsilen
Erzurum Kongresi'nce seçilen Heyet-i Temsiliye oluşturmuştu. Böylece
Batı ve Orta Anadolu illerinden seçilen delegelerle Doğu illerini
temsilen gelen Heyet-i Temsiliye, Sivas Kongresi'ne memleket çapında
bir genişlik ve bütünlük kazandırdı
Tarihî bir gerçek olarak belirtmek gerekir ki Sivas Kongresi'nin
toplanışı sırasında da Erzurum Kongresi'nde olduğu gibi İstanbul
Hükûmeti ve idarecileri büyük engeller çıkardılar. Bu sebepledir ki
Ankara ve diğer bazı şehirlerimizden valilik baskısı ile delege
seçilemedi. Bazı vilâyetlerden seçilen delegeler de aynı baskı
nedeniyle yola çıkmaktan alıkonuldu, dolayısıyla Kongre'ye iştirak
edemedi.
Sivas Kongresi'nin toplanı`ırıaması için Sivas'ta bulunan Fransız
Jandarma Müfettişi Brüno da baskı yaptı. Vali Reşit Paşa ile
görüşerek böyle bir Kongre gerçekleştiği takdirde Sivas'ın işgal
edileceğini ve Kongre'nin dağıtılacağını bildirdi. İngilizler de
Samsun üzerinden Sivas'ı işgal edecekleri tehdidinde bulundular.
Fakat Mustafa Kemal'in her güçlüğü aşan azmi önünde, bütün bu
tehditler sonuçsuz kaldı.
İstanbul Hükûmeti Erzurum Kongresi'nde yaptığı gibi Sivas Kongresi
sırasında da bütün gücüyle Mustafa Kemal'i tevkife yönelmişti.
Anadolu'nun hemen her valisine telgraflar çekilerek Mustafa Kemal'in
ne pahasına olursa olsun tutuklanarak İstanbul'a gönderilmesi
isteniyordu. Bunu gerçekleştirmek üzere valiliklere,
mutasarrıflıklara yeni atamalar yapıldı. Fakat hiçbir idareci,
şahlanan millî irade ve miUî hava içinde İstanbul Hükûmetinin
isteklerini yerine getirmek cesaretini gösteremedi.
Sivas Kongresi'nin diğer bir özelliği de delegelerin vatanın
kurtuluşu ve milletin mutluluğundan başka hiçbir kişisel maksat
izlemeyeceklerine, mevcut siyasî partilerden hiçbirinin amaçlanna
hizmet etmeyeceklerine dair Kongre'de yemin etmeleri olmuştu. Bu
suretle Millî Mücadele'nin hiçbir siyasî parti adına yapılmadığı,
tamamen milleti ve memleketi kurtarma amacına yönelik bir hareket
olduğu açıkça belirtilmiş oluyordu. Sivas Kongresi kararları şu
şekilde özetlenebilir: 1- Millî sınırlar içinde bulunan vatan
parçaları bir bütündür; birbirinden ayrılamaz.
Evvelce toplanan Erzurum Kongresi, Doğu Anadolu ve Doğu Karadeniz
vilâyetlerinin hiçbir sebep ve bahane ile anavatandan
ayrılamayacağını ilân etmişti. Sivas Kongresi sahip olduğu tam yetki
ile bu karara bütün memleketi kapsayan bir genişlik kazandırdı. 2-
Her türlü işgal ve müdahaleye karşı, millet birlik olarak kendisini
müdafaa ve mukavemet edecektir.
Erzurum Kongresi'ni toplanmaya davet eden başlıca tehlike Doğu
Karadeniz Bölgesinde kurulması düşünülen Pontus Rum devleti ile Doğu
Anadolu illerini içine kalacak bir Ermenistan tehlikesi idi. Sivas
Kongresi, batıdan gelen Yunan tehlikesini de göz- önüne alarak,
vatan topraklarına yönelik hiçbir işgal ve müdahalenin karşılıksız
kalmayacağını mütecaviz düşmana açıkça bildiriyordu. 3- İstanbul
Hükûmeti, haricî bir baskı karşısında memleketimizin herhangi bir
parçasını terk mecburiyetinde kalırsa vatanın bağımsızlığını ve
bütünlüğünü temin edecek her türlü tedbir ve karar alınmıştır.
[1] -- [2] --
[3] -- [4]
-- [5] -- [6]
-- [7] -- [8]
-- [9] --
[10] -- [11]
-- [12]
[13] -- [14]
-- [15] --
[16] -- [17] --
[18] -- [19]
-- [20]
|