|
[1] -- [2] --
[3] -- [4]
-- [5] -- [6]
-- [7] -- [8]
-- [9] --
[10] -- [11]
-- [12]
[13] -- [14]
-- [15] --
[16] -- [17] --
[18] -- [19]
-- [20]
Mustafa Kemal 13 Ekim 1907'de merkezi Manastır'da bulunan 3. Ordu
Karargâhına atandı. Bu Karargâhın Selânik'teki şubesinde çalışmak
üzere Selânik e geldi. Bu sıralarda Selânik'teki "Vatan ve Hürriyet
Cemiyeti" üyelerini de içine almış olan ittihat ve Terakki Cemiyeti"
faaliyet halinde idi. Mustafa Kemal de Selânik'e gelişini takiben bu
cemiyete dahil olarak hizmet görmeye başladı. Memleketin istibdat
idaresinden kurtarılması, yapılacak yenilikler onun da baş
düşüncesiydi. Selânik'e gelişini takiben kısa bir süre sonra 22
Hazıran 1908 de Üsküp-Selânik arasındaki demiryolu müfettişliği de
3. Ordu Karargâhındaki görevine ek olarak kendisine verildi.
Bu esnada Rumeli'de büyük faaliyet gösteren "İttihat ve Terakki
Cemiyeti" Abdülhamit'i,1876 Anayasasını yeniden yürürlüğe koymaya ve
kapatılan Meclis-i Mebusan'ı tekrar toplantıya çağırmaya
zorlamaktadır. "Ittihat ve Terakki Cemiyeti nin bu girişimleri adım
adım II. Meşrutiyetin ilânına uzandı.
23 Temmuz 1908 tarihinde İkinci Meşrutiyet ilân edildiği zaman
Mustafa Kemal, Kolağası rütbesiyle Selânik'te askerî görevini
sürdürmekte, bir yandan da "İttihat ve Terakki Cemiyeti" içinde
çalışarak İstanbul'daki siyasi gelişmeleri yakından izlemektedir. O,
II. Meşrutiyet gibi büyük bir inkılâbı takiben yapılanları kâfi
görmüyor; bu fırsattan yararlanılarak memlekette daha büyük ve daha
köklü değişikliklerin gerçekleştirilmesi gereğine inanıyordu.Fakat
kendisinin görüşleri "İttihat ve Terakki Cemiyeti ileri gelenlerinin
görüş ve düşüncelerine uymadı. Buna rağmen fikirleriyle zamanın söz
sahibi kişilerini uyarmaktan da çekinmiyordu.
II. Meşrutiyet'in ilânı üzerinden henüz bir sene geçmemişti ki
İstanbul'da 13 Nisan 1909'da bu harekete karşı, gerici çevrelerce
desteklenen büyük bir isyan gelişti. Mustafa Kemal, 31 Mart Vak'ası
olarak bilinen bu isyanı bastırmak üzere Rumeli de oluşturulan
Hareket Ordusu'nun Kurmay Başkanlığına getirildi ve bu ordu ile 19
Nisan 1909 tarihinde İstanbul'a geldi. Hareket Ordusu'nun gerek
yolda gerekse İstanbul'daki sevk ve idaresinde Kurmay Başkanı olarak
önemli hizmetler gördü. Hareket Ordusu'nun İstânbul'a girdiği gün
halka hitaben yayımlanan beyannameyi kendisi yazmıştı. Hareket
Ordusu'nun duruma hakim oluşundan sonra Abdülhamit tahttan
indirildi, yerine Sultan Reşat getirildi. Mustafa Kemal, bu gerici
olayın bastırılmasından sonra İstanbul'da çok kalmayarak 16 Mayıs
1909'da tekrar Selânik'e döndü. Bu sıralarda Selânik ve çevresinde
yapılan mânevralarda, tatbikatlarda düşünce ve görüşlerini cesaretle
savunuyor; bu ise bazı üstlerinin dikkatini çekerken bazılarının da
tahammülsüzlüğüne sebep oluyordu. Kendisi, bir yandan da askerî
eğitim konuları üzerinde telif ve tercüme eserler hazırlıyordu.
O, II. Meşrutiyet'i takiben Ordu'nun "İttihat ve Terakki Cemiyeti"
ile sıkı alâkasının ve siyasete karışmasının tehlikelerini
sezinlemeye başlamış, bu görüşlerini 22 Eylül 1909'da Selânik'te
toplanan "İttihat ve Terakki Bûyük Kongresi"nde açıkça dile
getirmişti. Fâkat Cemiyetin önde gelenleri onun bu görüşlerini
paylaşmadılar. Mustafa Kemal de kendisini Cemiyetten uzak tutarak
doğrudan doğruya askeri vazifesine verdi. "İttihat ve Terakki
Cemiyeti" ile anlaşmazlığı ve aralarının açılması böyle başladı.
Mustafa Kemal, Selânik'teki görevini başarı i1e yürütürken 1910 yılı
Eylül ayında Pik2ırdi manevralarını izleme amacıyla Fransa'ya
gönderildi. Burada Fransız Ordusunu ve komutanlarını yakından
tanıdı. Selânik'e dönüşünden kısa süre sonra 1911 Mart'ında
Arnavutluk'ta bir isyan çıktı. Bu isyanı bastırmak üzere düzenlenen
harekâtta Harbiye Nazırı Mahmut Şevket Paşa'nın yanında görev aldı.
Mustafa Kemal, 15 Ocak 1911'de 3. Ordu Karargâhındaki görevinden
alınarak evvelâ 5. Kolordu Karargâhında, daha sonra yine Selânik'te
bulunan 38. Piyade Alayı'nda görevlendirildi. Bu atamadan amaç,
kendisine kıta hizmeti gördürerek onu başarısızlığa sürüklemek; bu
suretle şevk ve hevesini bir ölçüde kırmak idi. Ama O, bu görevde de
büyük başarılar gösterdi; eskiden olduğu gibi yine kumandanlarının,
arkadaşlarının sevgi ve saygısını kazandı. Selânik garnizonundaki
subaylar gittikçe onun etrafında toplanıyorlardı. Bu durum 3. Ordu
Müfettişliğinin hoşuna gitmedi. Onu Selânik'teki vazifesinden
ayırarak 27 Eylül 1911 tarihinde İstanbul'da Genelkurmay
Başkanlığında bir göreve tayin ettiler. Mustafa Kemal bu atama
üzerine İstanbul'a gelerek bir süre Genelkurmay Başkanlığında
çalıştı.
5 Ekim 1911'de İtalyanlar Trablusgarp'a hücum ederek istilâ
hareKentlerine başlamışlardı. Mustafa Kemal, bu bölgede görev almak
üzere 15 Ekim 1911'de İstanbul'dan ayrıldı. Trablusgarp'a gelişini
takiben bir süre Tobruk ve Derne Bölgelerinde gönüllü mahalli
kuvvetlerin başında bulundu.12 Mart 1912 de Derne Komutanlığına
getirildi. Bu sıralarda 27 Kasim 1911 tarihinde binbaşılığa terfi
etti.
[1] -- [2] --
[3] -- [4]
-- [5] -- [6]
-- [7] -- [8]
-- [9] --
[10] -- [11]
-- [12]
[13] -- [14]
-- [15] --
[16] -- [17] --
[18] -- [19]
-- [20]
|