Rehberlik | Etkin Dinleme ve Okuma Yolları

1. Etkin Dinleme Yöntemi

2. Etkin Dinleme ve Okuma Yolları

3. Basit Fakat Etkili Bazı Yöntemler

4. Çalışma Zamanını Düzenlemek ve Program Yapmak

5. Tekrar

6. Not Tutma ve Notların Temize Geçirilmesi

7. Verimli Ders Çalışmayı Etkileyen Çevre Faktörleri

8. Verimli Ders Çalışmayı Engelleyen Faktörler

9. Hayata Dair Hedefler

 


Etkin Dinleme ve Okuma Yolları

 

Yukarıdaki başlığı bir soru cümlesi olarak ele alırsak şayet, tek cevap, herhalde motive edecek bir sebep gereklidir olacaktır. Ortaya açık ve net olarak  koyacağımız bir hedef, amaç "Bu OKS hazırlık sürecinde bölüm adı, OKS ismi" olacaktır. Bizim konsantrasyonumuzu bozabilecek bütün etkenlerden uzaklaştıracaktır.

 

Konsantrasyon yoluyla konudan, ortamdan uzaklaşma birkaç şekilde olur.

 

1. Anlatımlarla ilgili aklımızdan görüntüler geçer ve o görüntülerde başka olayları hatırlatabilir.

2. Genellikle okuduklarımızla ilgili iç konuşmalar yaparken konudan kopar ve başka konulara geçeriz.

3. Okuduklarımız bize hissettirdikleriyle benzer hisleri çağrıştırır ve anılarımız canlanır.

 

 Çoğumuzun genel şikayetidir, çok iyi başlıyorum, birkaç dakika öyle gidiyor ama sonra ne oluyorsa ortamdan uzaklaşıyorum sanki kafamın içinde hayaller, konuşmalar başlıyor gözlerim satırların üzerinden dalgın dalgın geçip gidiyor. Bir de bakıyorum ders bitmiş veya konunun sonuna gelmişim. Okuduklarımdan bir şey anlamadığımı düşünüyorum ve üzülüyorum.

 

 Bu durum tabi ki bir anda ortaya çıkmış olamaz. Yaşadıklarımız önceki yaşantılarımızın sonucudur. Öylesine, alelacele bölük pörçük, yarı dikkatle okuduklarımız beynimizin "yarı dikkatle kitap okumaya" eğitilmesine sebep olmuştur. Müzikle ders çalışma, otobüste gazete  dergi okuma, tatilde ders çalışma gibi davranış haline gelen bu tarz okumalar hayatımızda ciddi bir şekilde bizi etkileyerek ileride yapacağımız çalışmalarda da istemeden de olsa aynı tarz okumaların devam etmesine neden olacaktır.

 

Okul yıllarımızda çoğumuzun başına gelmiştir. Öğretmenlerimiz zaman zaman sınıfımızdan birini veya bizi uyararak derse dönmemizi isterler. Göz bebeklerimizin donuklaşmasından hayal kurduğumuzu, dersten uzaklaştığımızı anlarlar. Hayallerimiz çoğumuzun başının belası olmuştur. Beynimiz bir şeyi hayal ederken başka bir şeyi (dış görüntüyü) algılayamayacaktır. İşte bu noktada hayallerinden uzaklaşanlar uğraşına dönecek ve asıl olması gereken zamanda yer alacaktır.

 

 Bir diğer olumsuz faktör iç konuşmalarımızdır. Kendi kendine konuşma da diyebileceğimiz bu durumda karşımızdakini duymayız. Çünkü içe dönük bilinç harekete geçmiştir. Hani zaman zaman dalgınlık nöbetlerinde de bu içe dönük konuşmalar, hayaller devrededir. Bu konuşmaların kaynağı elbette yine insanın kendisidir, kontrol de ondadır. Ama nedense çoğu zaman onu susturamayız, kaynağı belli olan bu konuşmalar sürer gider ve bir zaman sonra kontrol edilemeyen bu konuşmalar bizi kontrol edecektir. Fransa’nın eski başkanlarından Clemencau’ya başarının sırrı sorulduğunda: "Saçımı tararken yalnız saçımı düşünürüm." demişti.

 

 Sadece kendi iç konuşmalarımıza ve hayallerimize tamamen suçu yıkmak haksızlık olabilir. Çevresel şartlar da dikkatimizi toplamamızda birinci derecede etkili unsurlardır. Soğuk bir oda, aç bir mide, moral bozukluğu gibi.

 

 Genel olarak öğrenciler okumak zorunda oldukları şeyleri okudukları için ders çalışmaya başlamakta ve dikkatlerini toplamakta güçlük çekerler. Dikkatimizin toplanması, konsantrasyonumuzun sağlanması nasıl ki bozulması bir anda olmadıysa çözümü de zaman ve emek gerektirecek bir süreçtir.

 

3. Basit Fakat Etkili Bazı Yöntemler »