|
Etkin
Dinleme ve Okuma Yolları
Yukarıdaki başlığı
bir soru cümlesi olarak ele alırsak şayet, tek cevap, herhalde motive edecek
bir sebep gereklidir olacaktır. Ortaya açık ve net olarak koyacağımız bir
hedef, amaç "Bu OKS hazırlık sürecinde bölüm adı, OKS ismi"
olacaktır. Bizim konsantrasyonumuzu bozabilecek bütün etkenlerden
uzaklaştıracaktır.
Konsantrasyon yoluyla konudan, ortamdan
uzaklaşma birkaç şekilde olur.
1.
Anlatımlarla ilgili aklımızdan görüntüler geçer ve o görüntülerde
başka olayları hatırlatabilir.
2.
Genellikle okuduklarımızla ilgili iç konuşmalar yaparken konudan
kopar ve başka konulara geçeriz.
3.
Okuduklarımız bize hissettirdikleriyle benzer hisleri çağrıştırır ve
anılarımız canlanır.
Çoğumuzun genel şikayetidir, çok iyi
başlıyorum, birkaç dakika öyle gidiyor ama sonra ne oluyorsa ortamdan
uzaklaşıyorum sanki kafamın içinde hayaller, konuşmalar başlıyor gözlerim
satırların üzerinden dalgın dalgın geçip gidiyor. Bir de bakıyorum ders
bitmiş veya konunun sonuna gelmişim. Okuduklarımdan bir şey anlamadığımı
düşünüyorum ve üzülüyorum.
Bu durum tabi ki bir anda ortaya çıkmış
olamaz. Yaşadıklarımız önceki yaşantılarımızın sonucudur. Öylesine,
alelacele bölük pörçük, yarı dikkatle okuduklarımız beynimizin "yarı
dikkatle kitap okumaya" eğitilmesine sebep olmuştur. Müzikle ders çalışma,
otobüste gazete dergi okuma, tatilde ders çalışma gibi davranış haline
gelen bu tarz okumalar hayatımızda ciddi bir şekilde bizi etkileyerek
ileride yapacağımız çalışmalarda da istemeden de olsa aynı tarz okumaların
devam etmesine neden olacaktır.
Okul yıllarımızda çoğumuzun başına gelmiştir.
Öğretmenlerimiz zaman zaman sınıfımızdan birini veya bizi uyararak derse
dönmemizi isterler. Göz bebeklerimizin donuklaşmasından hayal kurduğumuzu,
dersten uzaklaştığımızı anlarlar. Hayallerimiz çoğumuzun başının belası
olmuştur. Beynimiz bir şeyi hayal ederken başka bir şeyi (dış görüntüyü)
algılayamayacaktır. İşte bu noktada hayallerinden uzaklaşanlar uğraşına
dönecek ve asıl olması gereken zamanda yer alacaktır.
Bir diğer olumsuz faktör iç
konuşmalarımızdır. Kendi kendine konuşma da diyebileceğimiz bu durumda
karşımızdakini duymayız. Çünkü içe dönük bilinç harekete geçmiştir. Hani
zaman zaman dalgınlık nöbetlerinde de bu içe dönük konuşmalar, hayaller
devrededir. Bu konuşmaların kaynağı elbette yine insanın kendisidir, kontrol
de ondadır. Ama nedense çoğu zaman onu susturamayız, kaynağı belli olan bu
konuşmalar sürer gider ve bir zaman sonra kontrol edilemeyen bu konuşmalar
bizi kontrol edecektir. Fransa’nın eski başkanlarından Clemencau’ya
başarının sırrı sorulduğunda: "Saçımı tararken yalnız saçımı düşünürüm."
demişti.
Sadece kendi iç konuşmalarımıza ve
hayallerimize tamamen suçu yıkmak haksızlık olabilir. Çevresel şartlar da
dikkatimizi toplamamızda birinci derecede etkili unsurlardır. Soğuk bir oda,
aç bir mide, moral bozukluğu gibi.
Genel olarak öğrenciler okumak zorunda
oldukları şeyleri okudukları için ders çalışmaya başlamakta ve dikkatlerini
toplamakta güçlük çekerler. Dikkatimizin toplanması, konsantrasyonumuzun
sağlanması nasıl ki bozulması bir anda olmadıysa çözümü de zaman ve emek
gerektirecek bir süreçtir.
|