Rehberlik | Olumlu Düşünce | Ne İstiyoruz

1. Olumlu Düşünce

2. Zaman Nasıl Kullanılmalı

3. Ne İstiyoruz

4. Senden Hızlı Koşmam Yeterli

5. Sınava ve Hayata Dair

6. Ders Çalışmanın da Bir Zamanı Var
7. Amaç ve Başarı

8. Başarı Programla Gerçekleşir

9. Düşünmenin Gücü

10. Sınava Hazırlıkta Motivasyonu Azaltıcı Unsurlar

11. Sınav Kaygısı ve Yenme Yöntemleri

12. Sınav Öncesi Nelere Dikkat Edilmeli

13. Sınav Kaygısından Kurtulma Yolları

 


Ne İstiyoruz?

Amaç olmadan hayatımızı düzene koymak, başarılı olmak, günlerimizi dolu dolu yaşamak, yaşama sevinci ve heyecanı duymak, aktif, şartları zorlayıcı, üretken olmak mümkün değildir. Saydığımız tüm bu özellikler hedefi, amacı olan kişilerin yoğun olarak yaşadığı duygulardır.  "Belirlenmiş bir amacı olmayan ruh kendini yitirir." sözü de bizi doğrular niteliktedir.

Varmak istediğimiz noktayı belirlemeden, yaşamımızda gerçek bir ilerlemeyi nasıl başaracağımızı bilemeyiz. İnsan başarmak için yaratılmıştır, başaramamak için değil. Burada önemli olan elimizdeki imkânları en verimli şekilde kullanmaktır. Aksi halde sahip olduğumuz potansiyeli boşa harcama riski ile karşı karşıya kalabiliriz.

Eğer ne istediğimiz ve neyi aramamız gerektiği konusunda açık, güçlü ve uygun bir düşünceye ulaşabilmek istiyorsak, düşünmek için zamana ihtiyacımız vardır. Düşüncenin sonunda oluşan şekilleri yazarak veya konuşarak daha somut hale getirebiliriz. Düşüncenin sözlü veya yazılı olarak ifadesi daha kalıcı, belirgin ve düzenli hale gelme-sine neden olmaktadır.

Yaşamın her alanındaki ilerlememizi motive etmek ve yönlendirmek için amaçlara gereksini-mimiz vardır. Bunlar net amaçlar olmalıdır. Çünkü belirsiz amaçlar özel davranışları yeterli olarak motive edemezler.

Net amacı olmayan bir öğrenci ders çalışma konusunda yeterince motivasyon sağlayamaz. Başarı daima özel hareketlerden, doğru zamanda doğru olarak yapılmış kararlardan doğar. Başarılı olmak, daima, yaşamımızda iyi olanı korumayı ve artırmayı, kötü olanı ise değiştirmeyi veya defetmeyi gerektirir. Bunu başarabilmek için de yaşantımızı gözden geçirmeli, neleri doğru neleri yanlış yaptığımızı, nerelerde hatalı davrandığımızı tespit etmeliyiz.

Kendimize koyduğumuz her amacın arkasında bir değerler dizisi bulunur. Amaç belirleme boşlukta yapılan bir alıştırma değildir, değerlerimizin ortaya koyduğu sonuçlardır. Kişiliğimiz sonucu ortaya koyduğumuz değerler amaçlarımızı oluşturmaktadır.

Bu nedenle başkaları tarafından konulan amaçlar peşinde koşmamız bize ileriki yaşantımızda mutluluk getirmeyebilir. Bir öğrenci anne-babası onun hep doktor olmasını istedikleri için tıp okuma amacının peşinde koşuyor ise bunun nedeni anne-babasını hoşnut etmeye yüksek değer vermesindendir.

 Ama ileriki yaşantısında kendi değer yargıları ile uyuşmadığı için olumsuz sonuçlar doğurma ihtimali vardır. Bu noktada önemli olan kendi gerçek değer yargılarına uygun amaçlar belirlenmelidir. Geçici amaçlar geçici  mutluluk veya doyum sağlar. Kalıcı doyum için kalıcı amaçlar gereklidir.

Eğer tıp öğrencisi hasta olana yardım etmenin değerini kavramamış ise anne-babasının amacını ödünç almış olacaktır. Kavramış ise kendi amacına ulaşmış olacaktır. Eğer amaçlarımızın peşine düşecek isek, en derindeki içgüdülerimize ve mümkün olan en dolaysız yoldan, en temel değerlerimize hitap etmelidir. En büyük mücadelelere ve en yoğun doyumlara ulaşmanın yolu budur.

Sürekli başkalarının onayına (hedef ve amaçlarına kendince değerlendirme yapmadan körü körüne) başvuran kişiler felaketlere hazırlıklı olmalıdır.

Başarının diğer bir şartı da canlı bir hayal gücünün varlığıdır. Yaşamımızı, düşüncelerimizi eylemlerimizi, duygularımızı ve tutumlarımızı yapılandırmak için, içimizde bulunan gelecekle ilgili görüş oluşturma gücümüzü kullanabiliriz. İçten gelen geleceğe ilişkin görüş yol göstericidir ve gerçek başarıya ulaşmamızı sağlar.

Bunun gerçekleşmesi için elimden gelenin en iyisini yaparsam ve işe yaramazsa en kötüsü ne olabilir? diye sormak son derece yararlı olabilir. Çünkü çoğu zaman olabilecek en kötü şey, o denli kötü değildir. Başarılamamış amaç hakkında gereksiz yere sürekli düşünmemek önemlidir. Bunu anlayarak başarısızlığın sonuçlarına katlanabiliriz.

Amaçlarımız değişmeyen tek doğrular değildir. Zaman içinde tecrübelerimiz, bilgilerimiz ve zevklerimizde olan gelişmeler gibi amaçlarımızda da değişmelerin, ayarlamaların, yeni tanımlamaların olması gayet doğaldır ve gereklidir.

Yeni amaçlar belirlendikçe, yeni ufuklar keşfedildikçe bireylerin bu yeni durumlar için desteğe ihtiyacı olacaktır. Bireyler bu desteği yakın çevresinden (anne-baba, akraba veya arkadaş vb.) bulmaktadır. Başarıya ulaşmak için gerekli olan güç, inanç, gayret ve cesaret bireye gösterilen destekle yakından ilgilidir.

Şu sözler sizlere ne anlatmak istediğimizi daha kısa özetliyor:

"Güçlük ne denli büyük olursa, zafer de o denli büyüktür."

"Başarının sırrı amaca sadık kalmaktır."

"Hata yapmak her insanın doğasında vardır. Ancak yalnızca aptal insan, hata yapmakta ısrar eder."

"Büyük işler, güç kullanılarak değil, sebatla başarılır."

 

4. Senden Hızlı Koşmam Yeterli »