|
Ne İstiyoruz?
Amaç olmadan hayatımızı
düzene koymak, başarılı olmak, günlerimizi dolu dolu yaşamak, yaşama sevinci
ve heyecanı duymak, aktif, şartları zorlayıcı, üretken olmak mümkün değildir.
Saydığımız tüm bu özellikler hedefi, amacı olan kişilerin yoğun olarak
yaşadığı duygulardır. "Belirlenmiş bir amacı olmayan ruh kendini yitirir."
sözü de bizi doğrular niteliktedir.
Varmak istediğimiz noktayı
belirlemeden, yaşamımızda gerçek bir ilerlemeyi nasıl başaracağımızı
bilemeyiz. İnsan başarmak için yaratılmıştır, başaramamak için değil. Burada
önemli olan elimizdeki imkânları en verimli şekilde kullanmaktır. Aksi halde
sahip olduğumuz potansiyeli boşa harcama riski ile karşı karşıya kalabiliriz.
Eğer ne istediğimiz ve neyi
aramamız gerektiği konusunda açık, güçlü ve uygun bir düşünceye ulaşabilmek
istiyorsak, düşünmek için zamana ihtiyacımız vardır. Düşüncenin sonunda
oluşan şekilleri yazarak veya konuşarak daha somut hale getirebiliriz.
Düşüncenin sözlü veya yazılı olarak ifadesi daha kalıcı, belirgin ve düzenli
hale gelme-sine neden olmaktadır.
Yaşamın her alanındaki
ilerlememizi motive etmek ve yönlendirmek için amaçlara gereksini-mimiz
vardır. Bunlar net amaçlar olmalıdır. Çünkü belirsiz amaçlar özel
davranışları yeterli olarak motive edemezler.
Net amacı olmayan bir
öğrenci ders çalışma konusunda yeterince motivasyon sağlayamaz. Başarı daima
özel hareketlerden, doğru zamanda doğru olarak yapılmış kararlardan doğar.
Başarılı olmak, daima, yaşamımızda iyi olanı korumayı ve artırmayı, kötü
olanı ise değiştirmeyi veya defetmeyi gerektirir. Bunu başarabilmek için de
yaşantımızı gözden geçirmeli, neleri doğru neleri yanlış yaptığımızı,
nerelerde hatalı davrandığımızı tespit etmeliyiz.
Kendimize koyduğumuz her
amacın arkasında bir değerler dizisi bulunur. Amaç belirleme boşlukta
yapılan bir alıştırma değildir, değerlerimizin ortaya koyduğu sonuçlardır.
Kişiliğimiz sonucu ortaya koyduğumuz değerler amaçlarımızı oluşturmaktadır.
Bu nedenle başkaları
tarafından konulan amaçlar peşinde koşmamız bize ileriki yaşantımızda
mutluluk getirmeyebilir. Bir öğrenci anne-babası onun hep doktor olmasını
istedikleri için tıp okuma amacının peşinde koşuyor ise bunun nedeni
anne-babasını hoşnut etmeye yüksek değer vermesindendir.
Ama ileriki yaşantısında
kendi değer yargıları ile uyuşmadığı için olumsuz sonuçlar doğurma ihtimali
vardır. Bu noktada önemli olan kendi gerçek değer yargılarına uygun amaçlar
belirlenmelidir. Geçici amaçlar geçici mutluluk veya doyum sağlar. Kalıcı
doyum için kalıcı amaçlar gereklidir.
Eğer tıp öğrencisi hasta
olana yardım etmenin değerini kavramamış ise anne-babasının amacını ödünç
almış olacaktır. Kavramış ise kendi amacına ulaşmış olacaktır. Eğer
amaçlarımızın peşine düşecek isek, en derindeki içgüdülerimize ve mümkün
olan en dolaysız yoldan, en temel değerlerimize hitap etmelidir. En büyük
mücadelelere ve en yoğun doyumlara ulaşmanın yolu budur.
Sürekli başkalarının
onayına (hedef ve amaçlarına kendince değerlendirme yapmadan körü körüne)
başvuran kişiler felaketlere hazırlıklı olmalıdır.
Başarının diğer bir şartı
da canlı bir hayal gücünün varlığıdır. Yaşamımızı, düşüncelerimizi
eylemlerimizi, duygularımızı ve tutumlarımızı yapılandırmak için, içimizde
bulunan gelecekle ilgili görüş oluşturma gücümüzü kullanabiliriz. İçten
gelen geleceğe ilişkin görüş yol göstericidir ve gerçek başarıya ulaşmamızı
sağlar.
Bunun gerçekleşmesi için
elimden gelenin en iyisini yaparsam ve işe yaramazsa en kötüsü ne olabilir?
diye sormak son derece yararlı olabilir. Çünkü çoğu zaman olabilecek en kötü
şey, o denli kötü değildir. Başarılamamış amaç hakkında gereksiz yere
sürekli düşünmemek önemlidir. Bunu anlayarak başarısızlığın sonuçlarına
katlanabiliriz.
Amaçlarımız değişmeyen tek
doğrular değildir. Zaman içinde tecrübelerimiz, bilgilerimiz ve
zevklerimizde olan gelişmeler gibi amaçlarımızda da değişmelerin,
ayarlamaların, yeni tanımlamaların olması gayet doğaldır ve gereklidir.
Yeni amaçlar belirlendikçe,
yeni ufuklar keşfedildikçe bireylerin bu yeni durumlar için desteğe ihtiyacı
olacaktır. Bireyler bu desteği yakın çevresinden (anne-baba, akraba veya
arkadaş vb.) bulmaktadır. Başarıya ulaşmak için gerekli olan güç, inanç,
gayret ve cesaret bireye gösterilen destekle yakından ilgilidir.
Şu sözler sizlere ne
anlatmak istediğimizi daha kısa özetliyor:
"Güçlük ne denli büyük
olursa, zafer de o denli büyüktür."
"Başarının sırrı amaca
sadık kalmaktır."
"Hata yapmak her insanın
doğasında vardır. Ancak yalnızca aptal insan, hata yapmakta ısrar eder."
"Büyük işler, güç
kullanılarak değil, sebatla başarılır."
|