Rehberlik | Olumlu Düşünce | Senden Hızlı Koşmam Yeterli

1. Olumlu Düşünce

2. Zaman Nasıl Kullanılmalı

3. Ne İstiyoruz

4. Senden Hızlı Koşmam Yeterli

5. Sınava ve Hayata Dair

6. Ders Çalışmanın da Bir Zamanı Var
7. Amaç ve Başarı

8. Başarı Programla Gerçekleşir

9. Düşünmenin Gücü

10. Sınava Hazırlıkta Motivasyonu Azaltıcı Unsurlar

11. Sınav Kaygısı ve Yenme Yöntemleri

12. Sınav Öncesi Nelere Dikkat Edilmeli

13. Sınav Kaygısından Kurtulma Yolları

 


Senden Hızlı Koşmam Yeterli

Afrika’da bir gün Japon ve bir Amerikalı safariye çıkmışlar. Günün ortalarına doğru yorulmuşlar ve bir ağacın altında uyumaya başlamışlar. Uykularının en tatlı yerinde bir aslan kükremesi duyulmuş. İkisi de hemen uyanmış. Amerikalı kalktığı gibi kaçmaya, Japon’sa spor ayakkabılarını giymeye başlamış.  Ağacın altından 100 m kadar uzaklaşmış olan Amerikalı bağırmış:

- Hey!.. Ne yapıyorsun, boşa vakit kaybetme, o ayakkabılarla aslandan hızlı koşamazsın! Buraya gel!

Japon cevap vermiş:

- Biliyorum. Senden hızlı koşsam bana yeter zaten!

Değerli öğrenciler bugünkü yazımıza bir fıkrayla başladık, ancak bunu sadece gülmeniz için yazmadık. Şu Afrikalı aslan, yaklaşan OKS sınavı gibi, sizi ve herhangi bir arkadaşınızı da Japon’la Amerikalı gibi düşünmenizi istiyoruz. Farz edelim siz Amerikalı olun. Aslanın elinden bir şekilde kurtulmanız gerekiyor ve en emin yolun kaçmak olduğunu düşünüyorsunuz. Japon da aynı şeyi düşünüyor ama kaçarken kendisine en çok gerekecek tedbiri almayı unutmuyor. Spor ayakkabılarını giyiyor. Biliyor ki aslan geride kalanı yakalarsa "önden giden" kurtulacak ve kendisi kurtulmak için "önden giden" olmak zorunda. Yarışa geç başlaması önemli gelmiyor ona, gereken tüm tedbirleri aldığında  "önden giden" olacağına inanıyor Japon.

Sanırım artık bu fıkradaki Amerikalının yerinde olmayı istemiyorsunuz. OKS sınavını ertelemek gibi bir şansımız yok. Bu sınav tıpkı fıkradaki aslan gibi bizi yakalayacak onun elinden kurtulmak için gereken tedbirleri alanlar başarılı olacak, sınavı kazanmayanlar üzülecek Tercih sizin...

Bir sonraki yazımızda hangi tedbirleri almamız gerektiğini anlatmaya çalışacağız.

Değerli öğrenciler, OKS sınavına hazırlanırken sadece bol soru çözmek ve ders çalışmak yeterli değildir. Bazı öğrenciler çok soru çözmelerine rağmen çok hata yapmada devam ederler. Bunun temelinde farkında olmadan öğrencilerin kendilerini aldatmaları yatar.  

İnsan bilmediği şeyi onunla ilgili soru çözerek öğrenemez. Öncelikle bilmediği konuyu etraflıca okuması anlaması gerekir. Bu aşamadan sonra uygulamaya geçmelidir. Uygulama sırasında takıldığı yerleri mutlaka derslerde veya etütlerde öğretmenlerine sormalıdır. Bu imkanı sahip olmayanların da, en azından konuyu çalıştıkları kitabı bir kez daha okumaları gerekir. Bir bilgi yanlış pekişirse onu düzeltmek çok zordur. Konuyu iyi bir şekilde öğrenmeden onunla ilgili bol soru çözmek bile bol hatamız çıkıyorsa çok yanlış bir davranıştır. Yanlış yaptığınız her soruyu, bilmediğimiz bir şeyi öğrenmek için fırsat kabul etmeli ve onu anlamadan asla geçmemelisiniz.

OKS sınavına hazırlanırken önünüze çıkan en büyük engellerden biri de arkadaşlarınız olabilir. Siz ne kadar ciddi ve programlı çalışmaya özen gösterirseniz gösterin, bu plan-programın içine sızmaya çalışan arkadaşlarınız olabilir. Matematik çalışmanız gereken bir anda, sizi sinemaya davet eden; halı saha maçının hız problemlerini uygulamanıza yardımcı olacağını söyleyerek Fizik çalışmak  yerine maça çağıran arkadaşlarınız varsa eğer biraz düşünün.

OKS sınavı acımasız bir yarıştır. Sizi bu yarışta yapmanız gerekenlerden alıkoyarlarsa farkında olmadan size zarar verir. Bu kişiler en yakın arkadaşlarınız bile olsa değişmez. Hem onları kırmamak hem de "önden giden" olmak istiyorsanız, siz arkadaşlarınızı kendi programınıza uydurun. Günlük programınızın %100’ü ders çalışmak olmayacağına göre, dinlenme saatleriniz ortak bir şeyler yapabileceğiniz zamanlara denk getirin. Böylece iki taraflı kazanımınız olur.

Bir de şunu unutmayın. Verimli bir çalışma için mutlaka bir çalışma odası şart değildir. Bu imkana sahip olan öğrenci sayısı iki elin parmağı kadar azdır. Şart olan bir çalışma köşesidir. Herkes evinde kendine ait bir köşe oluşturabilir. Ders çalışırken gerekecek her şeyi bu köşede toplayabilir. Böylece dikkati fazla dağıtmadan, verimli bir şekilde çalışmak imkânına kavuşabilir.

 Programlı çalışmazsan...

- Kendine, aileni ve çevrene karşı sorumluluklarını yerine getiremediğini düşünür, vicdan azabı çekersin.

- Kendine güvenini kaybedersin.

- Hep bir şeyler eksikmiş duygusunu yaşarsın.

- Ne çalışmaktan, ne de dinlenip eğlenmekten zevk alırsın.

- Çalışırken aklın başka yerlerde, dinlenip eğlenirken de derslerde olur.

- Bir şeyleri hep ertelersin, erteledikçe de sorunlar dağ gibi büyür.

Bir hafta 168 saattir. Bunun 56 saati uykuyla geçer. Okul ve dershane 40 saatinizi alır. Yemeğe 14 saat, televizyon izlemeye 10 saat gider. Konuşmaya yaklaşık 10 saat, gereksiz işlere de 8 saat ayırsanız, 10 saat boyunca ne yapacağım diye düşünseniz bile size ders çalışmak için 20 saat kalır.  

20 saat de gerektiği gibi çalışıldığında başarılı olmak için yeterlidir.

 

5. Sınava ve Hayata Dair »