|
Senden Hızlı Koşmam
Yeterli
Afrika’da bir gün Japon
ve bir Amerikalı safariye çıkmışlar. Günün ortalarına doğru yorulmuşlar ve
bir ağacın altında uyumaya başlamışlar. Uykularının en tatlı yerinde bir
aslan kükremesi duyulmuş.
İkisi de hemen uyanmış. Amerikalı kalktığı gibi kaçmaya,
Japon’sa spor ayakkabılarını giymeye başlamış. Ağacın altından 100 m kadar
uzaklaşmış olan Amerikalı bağırmış:
- Hey!.. Ne yapıyorsun, boşa
vakit kaybetme, o ayakkabılarla aslandan hızlı koşamazsın! Buraya gel!
Japon cevap vermiş:
- Biliyorum. Senden hızlı
koşsam bana yeter zaten!
Değerli öğrenciler bugünkü
yazımıza bir fıkrayla başladık, ancak bunu sadece gülmeniz için yazmadık. Şu
Afrikalı aslan, yaklaşan OKS sınavı gibi, sizi ve herhangi bir arkadaşınızı
da Japon’la Amerikalı gibi düşünmenizi istiyoruz. Farz edelim siz Amerikalı
olun. Aslanın elinden bir şekilde kurtulmanız gerekiyor ve en emin yolun
kaçmak olduğunu düşünüyorsunuz. Japon da aynı şeyi düşünüyor ama kaçarken
kendisine en çok gerekecek tedbiri almayı unutmuyor. Spor ayakkabılarını
giyiyor. Biliyor ki aslan geride kalanı yakalarsa "önden giden" kurtulacak
ve kendisi kurtulmak için "önden giden" olmak zorunda. Yarışa geç başlaması
önemli gelmiyor ona, gereken tüm tedbirleri aldığında "önden giden"
olacağına inanıyor Japon.
Sanırım artık bu fıkradaki
Amerikalının yerinde olmayı istemiyorsunuz. OKS sınavını ertelemek gibi bir
şansımız yok. Bu sınav tıpkı fıkradaki aslan gibi bizi yakalayacak onun
elinden kurtulmak için gereken tedbirleri alanlar başarılı olacak, sınavı
kazanmayanlar üzülecek Tercih sizin...
Bir sonraki yazımızda hangi
tedbirleri almamız gerektiğini anlatmaya çalışacağız.
Değerli öğrenciler, OKS
sınavına hazırlanırken sadece bol soru çözmek ve ders çalışmak yeterli
değildir. Bazı öğrenciler çok soru çözmelerine rağmen çok hata yapmada devam
ederler. Bunun temelinde farkında olmadan öğrencilerin kendilerini
aldatmaları yatar.
İnsan bilmediği şeyi onunla
ilgili soru çözerek öğrenemez. Öncelikle bilmediği konuyu etraflıca okuması
anlaması gerekir. Bu aşamadan sonra uygulamaya geçmelidir. Uygulama
sırasında takıldığı yerleri mutlaka derslerde veya etütlerde öğretmenlerine
sormalıdır. Bu imkanı sahip olmayanların da, en azından konuyu çalıştıkları
kitabı bir kez daha okumaları gerekir. Bir bilgi yanlış pekişirse onu
düzeltmek çok zordur. Konuyu iyi bir şekilde öğrenmeden onunla ilgili bol
soru çözmek bile bol hatamız çıkıyorsa çok yanlış bir davranıştır. Yanlış
yaptığınız her soruyu, bilmediğimiz bir şeyi öğrenmek için fırsat kabul
etmeli ve onu anlamadan asla geçmemelisiniz.
OKS sınavına hazırlanırken
önünüze çıkan en büyük engellerden biri de arkadaşlarınız olabilir. Siz ne
kadar ciddi ve programlı çalışmaya özen gösterirseniz gösterin, bu
plan-programın içine sızmaya çalışan arkadaşlarınız olabilir. Matematik
çalışmanız gereken bir anda, sizi sinemaya davet eden; halı saha maçının hız
problemlerini uygulamanıza yardımcı olacağını söyleyerek Fizik çalışmak
yerine maça çağıran arkadaşlarınız varsa eğer biraz düşünün.
OKS sınavı acımasız bir
yarıştır. Sizi bu yarışta yapmanız gerekenlerden alıkoyarlarsa farkında
olmadan size zarar verir. Bu kişiler en yakın arkadaşlarınız bile olsa
değişmez. Hem onları kırmamak hem de "önden giden" olmak istiyorsanız, siz
arkadaşlarınızı kendi programınıza uydurun. Günlük programınızın %100’ü ders
çalışmak olmayacağına göre, dinlenme saatleriniz ortak bir şeyler
yapabileceğiniz zamanlara denk getirin. Böylece iki taraflı kazanımınız olur.
Bir de şunu unutmayın. Verimli
bir çalışma için mutlaka bir çalışma odası şart değildir. Bu imkana sahip
olan öğrenci sayısı iki elin parmağı kadar azdır. Şart olan bir çalışma
köşesidir. Herkes evinde kendine ait bir köşe oluşturabilir. Ders çalışırken
gerekecek her şeyi bu köşede toplayabilir. Böylece dikkati fazla dağıtmadan,
verimli bir şekilde çalışmak imkânına kavuşabilir.
Programlı çalışmazsan...
- Kendine, aileni ve çevrene
karşı sorumluluklarını yerine getiremediğini düşünür, vicdan azabı çekersin.
- Kendine güvenini kaybedersin.
- Hep bir şeyler eksikmiş
duygusunu yaşarsın.
- Ne çalışmaktan, ne de
dinlenip eğlenmekten zevk alırsın.
-
Çalışırken aklın başka yerlerde,
dinlenip eğlenirken de derslerde olur.
- Bir şeyleri hep ertelersin,
erteledikçe de sorunlar dağ gibi büyür.
Bir hafta 168 saattir. Bunun
56 saati uykuyla geçer. Okul ve dershane 40 saatinizi alır. Yemeğe 14 saat,
televizyon izlemeye 10 saat gider. Konuşmaya yaklaşık 10 saat, gereksiz
işlere de 8 saat ayırsanız, 10 saat boyunca ne yapacağım diye düşünseniz
bile size ders çalışmak için 20 saat kalır.
20 saat de gerektiği gibi
çalışıldığında başarılı olmak için yeterlidir.
|