| Adıyaman Horoskop |
|
|
|
|
ASLANLI HOROSKOP (Horoskop: yıldız haritası); Batı terasındadır. Nemrut Dağının, 2150 metrelik zirvesindeki “aslanlı horoskop” ; bilinen en eski horoskoptur. 1.75 x 2.40 metre boyunda ve 0.47 metre kalınlığında, bir taş kabartmadır. Sağa doğru yürümekte olan bir aslanı betimler. Aslanın gövdesinde: 16 ışın ve 3 yıldız var. Bu yıldızlar: Mars, Merkür ve Jüpiter gezegenlerini temsil ediyor. Üstlerine bunların Yunanca isimleri kazınmış. Her yıldız: sivri uçlu, sekiz ışından oluşuyor. Bu yıldızlar; Eratostenes’in Ephemeris’inde tasvir ettiği “Aslan Konstelasyonu”nu temsil ediyor. Aslanın boynunda: yeni Ay’ın sembolü: hilal var. Hilal’in hemen üstünde: Regulus (kral) yıldızı parlıyor. İnsanlık tarihi boyunca: Regulus yıldızı, krallarla özdeştirilmiş. Kopernik “Rex”e ithafen, bu yıldıza “Regulus” adını vermiş. Bu Ptolemeus’un; “Basileos”u ile aynıdır. Aynı yıldız, antik Akad’da, Amil-gal-ur (Gökkubbenin kralı); Babil’de Shau (kral) ve antik Pers’te dört kraliyet yıldızının lideri kabul edilmiş ve “Miyan” merkez adını almıştır. Seçimde, ilk olarak Jüpiter’in Aslan Konstelasyonu’nda yer aldığı yıllar belirlenmiş ve bunlar arasında, Mars’ın da yörüngenin aynı tarafına doğru ilerlediği yıllar seçilmiş. Aynı hesaplar, Merkür için de yapılmış. Kullanılan ikinci kriter: gezegenlerin Aslanlı Horoskop’a göre: Mars-Merkür-Jüpiter şeklinde dizilmiş olmalarıdır. Sonuç olarak: MÖ.109 yılının 14 Temmuz günü, konstelasyon seçilmiştir. Normal şartlar altında: Merkür’ün, dünyadan çıplak gözle görülmesi mümkün değildir. Ancak, bu özel günde, Merkür güneşten en uzak konumuna alıştığı için, yeryüzünden kolaylıkla seçilebiliyordu. Güneşin doğuşu ile, Ay’ın batışı arasındaki zaman farkı: yaklaşık 17 dakikaydı. Eğer; Ay-Kral Yıldızı buluşması, dağın tepesinden görülebildiyse, bu ancak çok kısa bir süre için, Ay’ın gerçek yerel saatle; 19.37’de batmasından hemen önce olmalıydı. Yani; yıldız ve gezegenlerin, Aslanlı Horoskop’da betimlenmiş konumlarını almalarından, yalnızca birkaç dakika önce. Bu özel ve istisnai fenomen; yalnızca konstelasyonun oluştuğu tarihi değil, aynı zamanda kesin saati de (19.37) hesaplama imkanı veriyor ki, bu müthiş şaşırtıcıdır. Evet,özetlemek gerekirse: Aslanlı horoskop: gök cisimlerinin bir anlık konumunu gösteriyor. Önümüzdeki: 25.000 yıl içerisinde, bir daha yaşanmayacak bir ana tanıklık edilir. Güneşin; etkisi azalan ışığının altında çıkan yeni ayın ve onun hemen üzerinde, “kral yıldızı” olarak bilinen “Regulus” yıldızının güçlü pırıltısı, yüzleri aydınlatır. Önceki gecelerde, Jüpiter, Merkür ve Mars; gökyüzünde adeta krallara layık bir geçiş töreni sergilerler. Tüm bu seramoni bittikten sonra; Kommagene halkı, tanrılarının yeni krallarını ziyarete geldiklerine inanarak, evlerine dönerler. ASLANLI HOROSKOP (Horoskop: yıldız haritası); 1.75 x 2.40 metre boyunda ve 0.47 metre kalınlığında, bir taş kabartmadır. Sağa doğru yürümekte olan bir aslanı betimler. Aslanın gövdesinde: 16 ışın ve 3 yıldız var. Bu yıldızlar: Mars, Merkür ve Jüpiter gezegenlerini temsil ediyor. Üstlerine bunların Yunanca isimleri kazınmış. Her yıldız: sivri uçlu, sekiz ışından oluşuyor. Bu yıldızlar; Eratostenes’in Ephemeris’inde tasvir ettiği “Aslan Konstelasyonu”nu temsil ediyor. Aslanın boynunda: yeni Ay’ın sembolü: hilal var. Hilal’in hemen üstünde: Regulus (kral) yıldızı parlıyor. İnsanlık tarihi boyunca: Regulus yıldızı, krallarla özdeştirilmiş. Kopernik “Rex”e ithafen, bu yıldıza “Regulus” adını vermiş. Bu Ptolemeus’un; “Basileos”u ile aynıdır. Aynı yıldız, antik Akad’da, Amil-gal-ur (Gökkubbenin kralı); Babil’de Shau (kral) ve antik Pers’te dört kraliyet yıldızının lideri kabul edilmiş ve “Miyan” merkez adını almıştır. Seçimde, ilk olarak Jüpiter’in Aslan Konstelasyonu’nda yer aldığı yıllar belirlenmiş ve bunlar arasında, Mars’ın da yörüngenin aynı tarafına doğru ilerlediği yıllar seçilmiş. Aynı hesaplar, Merkür için de yapılmış. Kullanılan ikinci kriter: gezegenlerin Aslanlı Horoskop’a göre: Mars-Merkür-Jüpiter şeklinde dizilmiş olmalarıdır. Sonuç olarak: MÖ.109 yılının 14 Temmuz günü, konstelasyon seçilmiştir. Normal şartlar altında: Merkür’ün, dünyadan çıplak gözle görülmesi mümkün değildir. Ancak, bu özel günde, Merkür güneşten en uzak konumuna alıştığı için, yeryüzünden kolaylıkla seçilebiliyordu. Güneşin doğuşu ile, Ay’ın batışı arasındaki zaman farkı: yaklaşık 17 dakikaydı. Eğer; Ay-Kral Yıldızı buluşması, dağın tepesinden görülebildiyse, bu ancak çok kısa bir süre için, Ay’ın gerçek yerel saatle; 19.37’de batmasından hemen önce olmalıydı. Yani; yıldız ve gezegenlerin, Aslanlı Horoskop’da betimlenmiş konumlarını almalarından, yalnızca birkaç dakika önce. Bu özel ve istisnai fenomen; yalnızca konstelasyonun oluştuğu tarihi değil, aynı zamanda kesin saati de (19.37) hesaplama imkanı veriyor ki, bu müthiş şaşırtıcıdır. Evet,özetlemek gerekirse: Aslanlı horoskop: gök cisimlerinin bir anlık konumunu gösteriyor. Önümüzdeki: 25.000 yıl içerisinde, bir daha yaşanmayacak bir ana tanıklık edilir. Güneşin; etkisi azalan ışığının altında çıkan yeni ayın ve onun hemen üzerinde, “kral yıldızı” olarak bilinen “Regulus” yıldızının güçlü pırıltısı, yüzleri aydınlatır. Önceki gecelerde, Jüpiter, Merkür ve Mars; gökyüzünde adeta krallara layık bir geçiş töreni sergilerler. Tüm bu seramoni bittikten sonra; Kommagene halkı, tanrılarının yeni krallarını ziyarete geldiklerine inanarak, evlerine dönerler.
|
| Sitemiz en iyi 1024x768 ekran çözünürlüğünde ve Mozilla Firefox Tarayıcıda çalışmaktadır ! |
| Kurum e-posta: 334346@meb.k12.tr Telefon: 04162161344 Faks: 04162147171 |