| Nemrut Turu |
|
|
|
| Çarşamba, 02 Aralık 2009 13:12 | |||
|
1. Nemrud: Tanrıların Tahtı 2,206 metre yüksekliğinde, bölgeye tamamen hakim bir konumda olan Nemrud Toros sıradağları arasında bir dağdır. Hangi yönden bakılırsa bakılsın dağın zirvesini görmek mümkündür. Dağ, sadece yaz aylarında ulaşıma açıktır ve yılın geri kalan süresi boyunca kar ve buzla kaplıdır. Kommagene’nin son rahibinin, Kral 4. Antiochos’un Romalılara yenilmesinden sonra, tahminen İ.S. 72 yılında, Nemrud Tapınağı’nı terk ettiği sanılmaktadır. Takip eden iki bin yıl boyunca burada yatmakta olan kralları sadece rüzgarların uğultusu rahatsız edecektir. Sonradan bölgeye yerleşen Hırıstiyan ahali tapınağın başlangıcı hakkında tamamen bilgisizdiler ve onun Eski Ahit’te adı geçen efsanevi Nimrod’un eseri olduğuna inanıyorlardı. Bu nedenle ona dünyanın ilk büyük hükümdarı olan Nemrud adını verdiler. Nemrud Dağı 19. yüzyılda Alman bilgin Karl Sester tarafından keşfedildi. Sester’in bu muhteşem tapınak karşısında duyduğu şaşkınlık tapınağın o güne dek çizilen hiç bir Küçük Asya haritasında gösterilmemiş olmasından duyduğu şaşkınlıktan tahminen daha az olmuştur. Keşfi takiben Türk arkeolog Osman Hamdi Bey dağdaki ilk kazıyı başlattı. Çalışmalar zaman içersinde Türk, Alman ve Amerikalı arkeologlar tarafından sürdürülerek bugüne getirildi. Bu çalışmalar arasında Profesör Derner ve Profesör Goell ve Profesör Şahin’inkiler en kayda değer olanlarıdır. Kurucusu Antiochos tapınağın sadece kendi hierothesion’u (tapınaksal anıtmezar) değil yeni bir dinin de merkezi olmasını istemişti. Bu yeni dinin Pers Part dünyasını Grek Roma dünyasıyla barış içinde kaynaştırması amaçlanıyordu ve Nemrud Dağı’nın zirvesinden tüm dünyaya yayılacağına inanılıyordu. Dağda üç teras vardır: Doğu, Batı ve Kuzey. Bu terasların yeterince geniş olabilmesi için Kommagene inşaatçıları dağın tepesini neredeyse tamamen kesmişlerdi. O kadar ki sadece Doğu Terası için 1,500 metre küp masif kaya traşlanmıştı. Batı Teras’ında, zirvenin solunda, yer alan 10 metre yüksekliğindeki yontulmuş kaya yapılan işin büyüklüğü hakkında bize bilgi vermektedir. Nemrud Dağı’nın tepesindeki tumulus 50 metre yüksekliğinde ve 150 metre çapında olmaktadır. Antik tören yolu tümülüsün çevresini dolanmaktadır. 2. Doğu Terası
Yıpranmış bir taş merdiven sizi Doğu Terası’na ulaştırır. Meydana vardığınızda göreceğiniz ilk tablo yüksekte kurulmuş tahtlarında yanyana oturan beş devasa heykel ve hemen önlerinde yatan kopuk başları olacaktır.
Grek ve Pers isimleriyle anılan tanrılar soldan sağa şu şekilde sıralanmışdır: Apollon / Mithras / Helios / Hermes
Tanrıça Kommagene
Zeus / Oromasdes
Tanrı-Kral Antiochos 1
Artagnes / Herakles / Ares
Tanrıların alışılmışın dışında ayakta değil de tahtlarında oturur halde anıtlaştırılmasının sebebi Nemrud Dağı’nın tanrıların evi olarak görülmesi olsa gerek. ‘Burada göksel tahtlar kuruludur,’ demektedir Kral Antiochos.
Heykel boylarının başlangıçta 8 - 10 metre olduğu sanılıyor. Şimdi donuklaşmış ve yıpranmış kireçtaşından bu dev cüsseli heykellerin güneş altında düz ve kaygan gövdelerinin çok uzaklardan etkileyici bir şekilde görüldükleri hayal etmek zor değil.
Heykeller kayadan kesilerek oluşturulmuş iki platform üzerinde yükselmektedir. Altta, dördünde kralın tanrıları buyur ettigi, ötekinde bir horoskopun tasvir edildiği, beş adet stel bulunur. Bu steller bugün oldukça kötü durumdadır. Ancak Batı Terası’ndaki stellerin iyi korunmuş olması sevindiricidir. Meydan başlangıçta beyaz taş levhalarla döşenmişti. Bu levhalardan birkaçı kazılar sırasında bulunarak Batı Terası’nındaki Aslanlı Horoskop’un önüne yerleştirilmiştir.
Meydanın diğer tarafında, heykellerin karşısındaki alanda, basamaklı bir platform vardır bu restore edilmiş ateş sunağıdır.
Heykelleri arkanıza alarak durduğunuzda, solunuzda ve sağınızda stellerden geriye kalanların oluşturduğu uzun bir kaide sırası görürsünüz. Stellerin her birinde Antiochos’un atalarından biri tasvir edilmiştir. Soldaki sırada Krallar Kralı
Darius 1.’in lideri olduğu Pers atalara, sağdaysa Büyük İskender’in hükmettiği Yunan atalara yer verilmiştir.
3. Nomos: Antichous'un Kutsal Kanunları
Zeus heykelinin arkasında N O M O [ (Nomos) Burada Antiochos’un Kutsal Kanunları başlar. Nemrud’un kült yazıtı Antiochos’un vasiyetnamesi olarak görülebilir. Antiochos insanları yönlendirmek amacıyla Nomos’u başlatmıştır.
(*) Antiochos, belki de eğitiminin bir parçası olarak, gençliğinde atalarından Büyük İskender’in İndus Irmağı’nın kıyısında kurduğu Buchepala ve Alexandra gibi bazı şehirlere uzun yolcuklar yapmıştı. Bu gezileri sırasında Buda felsefesini tanımış ve onun kutsal kanunlarından esinlenerek kendi kült yazısını (Nomos) geliştirmiş olabilir.
Sebebi ne olursa olsun, tüm Kommagene tapınaklarına Nomoslar kazınmıştır. Nemrud Dağı’nda da Nomoslar dev heykellerin arkasına yazılmıştır.
Antiochos Nomoslarda halkına nasıl ve ne zaman tanrıların onura sahip olduklarını söyler. “Bu Nomos benim tarafından ilan edildi ancak kanunları yapan tanrıların gücüdür” demektedir. “Kommageneliler ve yabancılar, krallar, hükümdarlar, özgür insanlar, köleler ve insanlığı oluşturan tüm insanlar sadece doğumları ya da kaderleriyle farklılaşırlar” derken yaptığı kanunların amacını belli etmiştir. Antiochos herkesin bu kanunlara göre davranmasının ve gelecek nesillerin de bunu devam ettirmeleri gerektiğini “sonsuz zamanlarda bu toprakların sahibi olacak gelecek nesiller de bu kutsal kanunlara uysunlar” sözleriyle belirtmiştir.
Antiochos’un gelecek nesillere seslenmesi dikkate değerdir zira o kendinden ve halkından sonra aynı topraklarda başka insanların yaşayacağının bilincindedir. Ne kadar mütevazı ve ne kadar bilgece!
Nemrud’taki Nomosta yaşamının sonu için hazırladığı vasiyetnameyi okuyabiliyoruz: “Saf ve adil olmanın sadece en hakiki mülkümüz olmakla kalmayıp aynı zamanda duyabileceğimiz en derin sevinç olduğu kanaatine vardım.”
“Bu kanaat beni başarı kazanmamı ve onu hayırlı yönde kullanmamı sağladı. Yaşamım boyunca beni tebamın önünde tanrılara olan saygısı en güçlü silahı olan bir insan kıldı...İşte bunun sayesinde, beklentilerin tersine, ve tüm tehlikelere rağmen, tahmin edilemeyeni başardım ve nice senelerimi mutluluk içinde geçirdim.”
4. Kuzey Terası
Nemrud Dağı’ndaki tapınağı ziyarete gelen hacılar dağın eteklerindeki vadilerde toplandıkları zaman rahibin hizmetkarları onlara su ve yiyecek getirirlerdi. Dağın eteklerinden tapınağa çıkan iki alay merdiveni vardı. Her iki merdivenin sonlarına doğru tapınağa yakın bir yere yerleştirilmiş stellerde Antiochos hacılara kutsal toprağa ayak basmakta olduklarını hatırlatmış ve davranışlarına dikkat etmelerini söylemişti. Güneydeki alay yolu Kommagene soyluları içindi ve Batı Terası’nda son bulurdu. Kuzeydeki patika halk içindi ve Kuzey Terası’na ulaşırdı. Kuzey Terası’nda, tapınağın önündeki meydanda, halk tanrıların huzuruna çıkmadan önceki son hazırlıklarını yapardı. Dikkatli bakarsanınız, güçlükle de olsa, hacıların Kuzey Terası’na giriş yaptıkları bu yıpranmış yokuşu bulabilirsiniz. Ziyaretçiler, Batı Terası’nı tapınaktan ayıran 85 metre uzunluğundaki steller dizisi boyunca kortej halinde ilerleyerek Doğu Terası’na ulaşırlardı. Bu stellerde yazıt yoktur zira Antiochos onları varisleri için hazırlatmıştı.
|
| Sitemiz en iyi 1024x768 ekran çözünürlüğünde ve Mozilla Firefox Tarayıcıda çalışmaktadır ! |
| Kurum e-posta: 334346@meb.k12.tr Telefon: 04162161344 Faks: 04162147171 |